Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu’nun 399/1. maddesine göre; denetçi, şirket genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder. Türk Ticaret Kanunu’nun 409. maddesinde anonim şirketlerin, 617. maddesinde ise limited şirketlerin olağan genel kurullarını her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapacakları hüküm altına alınmıştır. Bir başka ifade ile şirketler 31.03.2017 tarihine kadar genel kurullarını yapmak ve yapılacak olan genel kurulda bağımsız denetçilerini seçerek, tescil ve ilan ettirmeleri gereklidir. TTK’nın ilgili maddesinde açıkça belirtildiği gibi denetçilerin her faaliyet dönemi seçilmesi gereklidir. Hangi denetçinin seçildiği ticaret sicili gazetesinde ilan edilmek zorundadır. Ayrıca seçilen denetçi internet sitesinde de yayımlanmalıdır. Kimler bağımsız denetim kapsamındadır? Genel olarak; Aktif toplamı 40 milyon ve üstü Türk Lirası Yıllık net satış hasılatı 80 milyon ve üstü Türk Lirası Çalışan sayısı 200 kişi ve üstü şeklindeki 3 kriterden ikisinin sınırlarının iki yıl üst üste (2015-2016) aşılması halinde şirket, bağımsız denetime tabi olacaktır. Ayrıca; HES (Hidroelektrik Şirketleri)’lerin tamamı, işçi ve memur sendikaları ile konfederasyonların tamamı, tarım ve süt birliklerinin tamamı Bakanlar Kurulu’nun 2012/4213 sayılı kararı ile zorunluluk kapsamındadır. 2017 yılında denetime tabi olacak şirketlere ilişkin kriterler ilerleyen günlerde yayımlanacak olup taslak kriterler ise şöyledir: Aktif toplamı 35 milyon ve üstü Türk Lirası Yıllık net satış hasılatı 70 milyon ve üstü Türk Lirası Çalışan sayısı 150 kişi ve üstü Bağımsız denetim yaptırmamanın sonuçları nedir? Zorunlu bağımsız denetim kapsamında olan şirketler, hazırlanmış olan finansal tabloların bağımsız denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçinin görüşünü finansal tablonun başında açıklamak zorundadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 397/2. maddesine göre; Bakanlar Kurulu’nca bağımsız denetim kapsamına alınmış olan şirketlerin bağımsız denetime tabi tutulmamış finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmündedir. Bunun sonucu olarak: Bu şekilde düzenlenmemiş sayılan finansal tablolar ile faaliyet raporunun genel kurulda müzakere edilmesi ve onaylanması geçersizdir. Yapılacak genel kurulda yönetim kurulu ibra edilemez. Finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık raporu ve kâr dağıtımına ilişkin kararlar alınamaz. Kâr payı, kazanç payı ve yedek akçelerin kullanımı hakkında karar verilemez.